Bodrum,
Marmaris, Fethiye, Köyceğiz ve Dalyan'dan tutulan
teknelerle veya tekne turları ile gidilebilen Kaunos,
Köyceğiz gölünü Akdeniz'e bağlayan Dalyan Kanalı'nın (Colbis)
hemen kenarında kurulmuş bir antik liman kenti.
Mitolojiye göre Miletos'un oğlu Kaunos tarafından kurulan
kentin tarihi, arkeolojik buluntulara göre M.Ö. 10 yüzyıla
kadar gidiyor. M.Ö. 4 yüzyılda yaşayan coğrafyacı Skylaks,
Kaunos'un bir Karya kenti olduğunu belirtiyor. Ancak;
tarihçi Herodot, Kaunoslu'ları değişik geleneklerinden
dolayı Karya ve Likya medeniyetlerinden ayrı tutuyor.
Elde
edilen bilgiler Kaunos'un bir akropol ve bir de aşağı
şehirlerden oluştuğunu gösteriyor. Kurulduğu yıllardan
beri liman kenti olan bu ören yerinde Arkaik, Klasik,
Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait yapı
kalıntıları mevcut. Diğer taraftan ören yerinin kuzey
yönündeki sarp kayalara oyulmuş kaya mezarları da ilgi
çeken öğeler arasında yer alıyor. Yaklaşık 150 m.
Yüksekliğindeki akropolun güney yamaçları sarp kayalık.
Kuzey ve batı kesimlerinde Orta Çağdan kalma kulelerle
destekli bir sur duvarı görülüyor. Akropol'e göre daha
aşağıda yer alan uzun sur duvarı ise Antik limanın
(Sülüklü Göl) kuzeyinden başlayıp önce kuzeye, sonra
kuzey-doğuya uzanarak devam ediyor.
Kaunos
ören yerinde en ilgi çekici yapılardan biri de Antik
Tiyatro. Doğu kesimi kayalara oyulmuş yarım daireyi aşan
biçimli tiyatro, Grek tipinin bir örneği.
Tiyatronun
batısında Bazilika tipinde bir kilise yer alıyor.
Kilisenin batısında ise Roma dönemine ait bir hamam
bulunuyor.
Bir
bölümü sular altında olan geçmişin büyük liman kenti
Kaunos'ta yaz aylarında kazı çalışmaları sürdürülüyor.

Kaya Mezarları
Kaunos
diğer antik kentlerde olduğu gibi, yerleşimin dışında
büyük bir mezarlığa sahip. Aslında Dalyan ve yakın
çevresinde kayalara oyulmuş onlarca kral mezarı bulunuyor.
Manzaraya
doğru konumlanan mezarlık alanı içinde farklı tipte
mezarlar göze çarpıyor. Bunlardan en dikkat çekici olanlar
krallar ve soylulara ait anıtsal kaya mezarları.Yüksek
kayalara oyulan kaya mezarları bugün Dalyan'ın simgesi.
Kaya mezarlarının içinde bulunan bazı seramik, çanak
çömlek ve diğer buluntular, mezarların M. Ö. 4. yüzyıla
ait olduğunu gösteriyor. Kaya Mezarı'nda, sütunların
arkasındaki kapıdan 6 metrekarelik bir odaya giriliyor.
Ayrıca odanın çevresi de dağın içinde tünel gibi açılmış.
Yani odanın dışından da dağın içinde dolaşılabiliyor.
Ancak son birkaç yıldır kaya mezarlarına tırmanılması
yasak.

Antik Tiyatro
33
oturma sırası bulunan tiyatro, akropolün eteklerinde yer
alıyor. Sahne (scene), oyun yeri (orchestra) ve oturma
sıraları (cavea) olmak üzere başlıca üç bölümden oluşmuş.
Oturma
sıralarının bir bölümü yamaca yaslanmakta, geriye kalan
kısım ise tonozlar tarafından taşınmakta. Yapıdaki mimari
izlerden tiyatronun üç ayrı dönem geçirdiği anlaşılıyor.
M.Ö. 150 yılında oturma sıralarının bir bölümü, M. S. 50.
yılında ise oturma sıraları sahnenin bir kısmı, M.S.
150-200. yılları arasında da sahnenin diğer bölümü
tamamlanmış. Bugün tiyatro, sahne ve bazı oturma sıraları
hariç genelde iyi durumda. Orkestra kısmı toprakla
dolmuş.Tiyatronun batı yönündeki yapı kalıntılarından biri
bazilika tipi kiliseye ait. Diğerleri Roma Hamamı ve
Tapınağına. Aşağıda tamamlanmayan bir daire biçiminde
örülmüş ve yivsiz sütunları bulunan yapının arkasında üç
basamakla yükseltilmiş podyum bulunuyor. Burada tapınağın
kalıntıları görülüyor. Daire biçimindeki yapının ne olduğu
ise bilinemiyor. Eski liman olan Sülüklü Göl'ün kuzeyinde
yapılan kazılarda stoa ortaya çıkarılmış. Çevresinde bir
çok heykel kaidesi bulunmuş, ama heykeller bulunamamış.
Stoanın yakınındaki çeşme ise restorasyondan geçmiş.
Not:Bu sitede yer alan
yazılanlar bilgi amaçlıdır.Yukarıdaki yazılanlar bilgi
paylaşım amaçlı olarak yazılmıştır Firmamızın yapılan
gezilerle veya yapılacak gezilerle herhangibi alakası
yoktur firmamız sadece villa ve daire kiralama işleri
yapmaktadır.

>>>ONCEKI SAYFA